Babası Naci Kenter Dışişleri Bakanlığında çalışan başarılı bir diplomattı. Lozan Konferansında İnönünün Özel Kalem Müdürlüğüna yapmıştı. İngiliz asıllı Olga Cynthiaya aşık olunca bu aşk nedeniye Bakanlıktaki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Olga Cynthia Naci Beyle evlenince Müslüman oldu ve Nadide adını aldı.
Yıldız Kenter bu evliliğin beşinci çocuğu olarak 1928 yılında dünyaya geldi. Yıldız Kenterin çocukluğu yoksulluk içinde geçti ve sanatçı o yılları hiç unutmadı...
Babam görevinden ayrıldığı için epey bir maddi sıkıntı çekmişiz. Annam Paramız olmadığı için seni saracak bezi bulamazdım ve yatak çarşaflarını yırtıp seni sarardım derdi. Babam Ziraat Bankasında iş bulunca Ankaraya taşındık. Annem seçkin ailelerin çocuklarına İngilizce dersleri vererek aile bütçesine katkıda bulunuyordu. Zor yıllardı o yıllar ama mutluydum.
Asıl mutluluğu konservatuara geçinde yaşadı Yıldız Kenter...
AnkaraDaki Musiki Muallim 1936da konservatuara dönüştürülünce inanılmaz çirkin dedikodular çıkartılmıştı. Bu yüzden ailem beni önce oraya vermek istemedi ama kavga dövüş girdim. İnanılmaz hırslıydım ve çok çalıştığım için de sınıf atladım. 9dan 11e geçtim.
Yıldız Kenter söylemese de konservatuar tarihinde sınıf atlatılan ilk öğrenci oldu. Ve 12 Aralık 1948de Shakespearein On İkinci Gecesi ile Ankara Devlet Tiyatrosunda profesyonel oyunculuğa başladı.
Yaşamak benim için her zaman çalışmak oldu. Yaşamak savaşmaktı. Savaşın en güzelini tiyatroda keşfettim. Düşlerim kalkmalarım mücadelelerim. 55 yıl böyle gelip geçti. Muhsin Ertuğrul işinden yakışıksız bir şekilde uzaklaştırılınca ben de ayrıldım Devlet Tiyatrolarından. İstanbula geldik ailece. Çok zorluklar yaşadım. Altı yıl Haldun Dormenle bir arad çalıştık. Çıt çıkmadan mutlu bir şekilde.
Kendi tiyatrosunun kurma savaşı ise bambaşka oldu Yıldız Kenterin. İçinde Süleyman Demirele yazdığı aşk mektubunun da olduğu bir mücadeleydi bu...
Tiyatromuzu yaparken merhum Kazım Taşkent 350 bin lira verdi faiziyle ödemek üzere. Taksitlerle ödüyorduk. Kazım Bey vefat edince işler karıştı. Baktım gazetede ilan bizim tiyatro icra yoluyla satışa çıkarılmış. Öyle korktum öyle panikledim ki. Süleyman Demirel Başbakan. Ona telefon ettim. Hemen randevu verdi. Ve tiyatromuzu Süleyman Demire sayesinde kurtardık. Sonra yıllar geçti devir değişti 12 Eylül oldu. O iyiliğini hiz unutmadım. Bir röportajını okudum Hiç aşk mektubu almadım demiş. Hemen oturup Bu bir aşk mektubudur diyerek yazmaya başladım. Siz tiyatromu için şunları yaptınız bu aşk duygusu hep duruyor diyerek yazdım ve yolladım. Sonra Nazmiye Hanım aradı teşekkür etti.



